RADYO

Merhaba, ben Radyo. Bu yazıda sizlerle marka yaşam sürecimi paylaşacağım. Her ne kadar televizyon bugünlerin en yaygın elektronik haberleşme şekli olsa da bir zamanların gözde aleti olarak hala en yaygın yayıncılık aracı olarak yerimi korumaktayım. Doğrusu, markalaşma sürecimde varlık gösterdiğim ilk andan itibaren bir ihtiyaca cevap vererek marka konumlandırmamı gerçekleştirdim. Sonrasında bir çok farklı sorumluluk alarak önemim oldukça arttı. Öyle bir konuma geldim ki,  radyo olmaksızın, insanların günlük yaşamlarında yer alan birçok hizmet ve konfor mümkün olmayacak bir konuma geldim. Radyo olarak, halkın emniyetinin sağlanmasında, endüstriyel üretimde, işletmede, tarımcılıkta, nakliyatçılıkta, eğlence dünyasında, uzay seyahatlarında, deniz aşırı haberleşmelerde kısacası aklınıza gelebilecek birçok noktada kullanılan önemli bir unsur haline geldim.

Markamın var oluşunu İtalyan kaşif Guglielmo Marconi’e borçluyum. İngiliz bilimadamı James Maxwell 1865 yılında elektronik olarak üretilen radyo dalgalarının yayılma teorisini kurmuş ve Alman fizikçisi Heinrich Hertz, 1888 yılında Maxwell’İn teorisini pratik olarak gerçekleştirerek bu konuda öncülük etmişlerdir. Marconi ile birlikte 1898 yılında ilk olarak resmen doğmuş oldum. İlk kullanımım gemiden sahile haberleşme içindi. 1923 yılında yüksek frekans radyo dalgalarının iyonsfere çarparak dünyaya döndüğü ispatlanınca; radyo markası olarak, deniz aşırı haberleşme de dahil olmak üzere hızla yaygınlaştım.

İlk keşifim şu şekilde gerçekleşti: Marconi bir gemide geliştirdiği radyo ile kıyıda bulunan yardımcısına kablosus telgraf aracılığıyla 3 tane S harfi yolladı. Mignani’nin asistanı da sinyali aldığı zaman ateş edecekti. Marconi 3 S’i yollama komutunu verdiğinde yeryüzünde ilk defa radyo dalgaları yayıldı. 3 S uzayda dolaştı, dolaştı ve alıcıya ulaştı. Alıcıya ulaştığını gören yardımcı Mignani tetiği çekti. Deney başarılıydı. Böylelikle ilk defa pratikte çalışmış oldum. Çalıştığım ilk günden bugüne kadar önemim gittikçe arttı. Gelişen dijital medya organlarına rağmen uyguladığım markalama stratejilerimle uçaklardan, gemilere kadar bir çok mecrada haberleşme yöntemi olarak varlığımı sürdürmeye devam ediyorum.