TRABZON

Merhaba, ben 4000 yıllık marka şehir deneyimi olan, Roma ve Bizans dönemlerini yaşayan, Fatih Sultan Mehmet’in Fethettiği, Yavuz Sultan Selim’in Valilik yaptığı ve Kanuni Sultan Süleyman’ın doğduğu şehir Trabzon. Bu kadar önemli olaya ev sahipliği yapmış olmam benim marka değerimi ne kadar artırdı. Ben bu imkanları nasıl değerlendirdim işte sizlerle bunları paylaşacağım. İlk olarak marka kimliğim nasıl oluşturuldu? Bir tarafı deniz, bir tarafı ormanlık tepelerden oluşan bir şehir imajım bulunmaktadır. Derelerin içerisinde yaşam bulan bu alana Greçe masa ya da trapez/yamuk biçimin karşılığı olan “trapezos” adı verildi. İlk olarak Yunanlı komutan Kesnophon tarafından kaleme Trapezos olarak alındım. Hatta M.Ö. 4. Yüzyılda geçen olayların anlatıldığı kaynaklarda da “Anabasis” olarak anıldığıma da rastlanılmıştır.

Marka konumlandırmamda en büyük rol kültür ve toplum üzerine olmuştur. Şehrimde yaşayan insanların yaşam tarzı, gelenek ve görenekleri tamamen kendine özgü özellikler taşımaktadır. Her ne kadar kendine özgü değerlere sahip olsam da, markalaşma sürecim doğru ve bilinçli yönetilmemektedir. Dünyanın birçok şehrine göre sunabileceğim bir çok doğal değerim olmasına rağmen sadece yabancı değil, yerli insanlarımıza bile varlığım tam olarak aktarılamıyor.

Oysa Sümela manastırım, Ayasofya müzem, Uzun gölüm, Kalem ve Santa Harabelerim ile tarihe meydan okuyan var oluşumla dimdik ayakta durmaktayım. İhtiyacım olan tek şey profesyonel bir şehir pazarlaması çalışması olmuştur. Yıllardır bu stratejinin yapılmasını beklerken, Arap toplumu tarafından varlığım keşfedilmiş, pazarlanacak değerlerim git gide tüketilmeye başlamıştır.

Oysa ben Trabzon olarak ziyaretçilerime duygu dolu deneyimler kazandırabilecek bir potansiyeldeyim. Beni ziyaret eden insanların hayatında her zaman çok önemli bir yer edinmişimdir. Profesyonelce bir markalama çalışması yapılmamasına rağmen, doğalığımın varlığı insanlarda duygusal bir his oluşturmaktadır. Bundan eminim ki, Trabzon’a gelip de Trabzon’dan etkilenmeden giden hiç kimse yoktur. Marka şehir olarak, diğer markalardan beni ayıran en önemli özelik, ben onların dokunamadığı yerlere bir şehir olarak dokunabiliyorum. Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine,  sevmek ve sevilmek için çareler sunan bir şehir olarak varlığımı sürdürmeyi hedefliyorum.